Kelam İlıninin Kozmolojik Boyutları . ye Günümüz Kozmolojisi

MEHMET BULĞEN
1.446 2.125

Öz


İnsanoğlu var olu§undan bu güne, içinde ya§adığı fiziksel gerçekliği bir bütün olarak kavrama gayreti
içinde olmu§, bu doğrultuda evrensel teoriler ve kozmalajik sistemler geli§tirmeye çall§ml§ru.
Bununla birlikte fiziksel gerçekliğin "bir bütün olarak" kavrarup kavranamayacağı tartı§ma konusu
olmu§tur. Gerçekliğin tek olduğunu iddia ederek Tanrı ile evreni ayntle§tiren din ve dü§ünce
sistemleri evreninihata edilemeyeceğini savunurken; gerçekliği Tanrı ve evren olmak üzere ikiye
ayıran din ve dü§ünce sistemleri, evrenin ihata edilebileceğini, çünkü onun "sonradan", "sonlu"
ve "sınırlı" olduğunu iddia etmi§lerdir. Geçtiğimiz yüzyılın ba§ından itibaren fizik ve astronomi
bilirninin, evrenin olu§umu, geli§imi ve i§leyi§ini açıklamada önemli mesafeler kat etmesi, §imdiye
kadar teoloji ve metafizik eksenli olarak yürütülen tartl§malarda bilirnin de dikkate alınmasım
gerekli kılmı§tır. Bu durum, bir taraftan tealog ve filozofların bilime olan ilgisini arttırırken; diğer
taraftan bilimin mebde' ve mead itibariyle evreni ihata etmede kar§ıla§tığı güçlükler, bilim adamlarını
teoloji ve metafiziğe yakırıla§tırffil§tır. Böylece daha önce bir araya gelmesi bile dü§ünülemeyen
din, felsefe ve bilim gibi alanlar doğa zemininde bulu§mU§; kozmoloji faaliyeti, içinde evrenle
ilgili bilimsel problemierin yanı sıra, insanlığın anlam araYl§ına müteallik meselelerinde tartı§ıldığı
ortak bir zemin haline gelmi§tir.
Bu çalı§ma, günümüzde Tanrı'nın varlığı, evrenle ili§kisi, insanın evrendeki yeri gibi meselelerin
kozmoloji zemini üzerinden çözüme kavu§turulmaya çalı§ılması süreci ile klasik dönem kelamcılarının
sistematik yöntemleri arasındaki benzerliğe dikkat çekmeyi amaçlamaktadır.
Anahtar Kelimeler: Tanrı, Evren, Kelam, Doğa Teolojisi, Kozmoloji

Abstract
Human beings have attempted to comprehend the physical reality as a whole since it existence
on earth. In this regard, they tried to develop universal theories and cosmological systems. However,
the question asking whether the physical reality "as a whole" can be comprehended has "
been an issue of debate. While religions and schools of thought that idenrified all reality with
God taught that the universe as a whole could not be comprehended; those that separated God
from the universe argued that the uruverse could be comprehended as a whole due to its spatiotemporal
finitude. Since the beginning of the last century, physics and astronomy have achieved
in1portant steps in deciphering the formation, evalutian and mechanism of the universe as a
whole. That progress made necessary to take science into account when discussing the subjects
which were previously discussed simply on theological and metaphysical grounds. This irnportant
change, on the one hand, increased the attention of theologians and. philosophers to hard science
and on the other hand, it made scienrists, who could not answer questions canceming the beginning
and the end of universe, become more interested in religion and philosophy. Consequently
the areas of religion, philosophy and science, which previously were not imaginable to come together,
began to integrate with one anather on the ground of explaining nature. Thus for humanity,
cosmological resear~h have become a joint enterprise in searching for meaning as well as
dealing with scientific problems.

This article draws attention to the relarionship between systemarical appro,ach of Mutakallimun
in the classkal period and contemporary solutions seeking canceming issues such as the exist·
ence of Gad, God-universe relarionship and place of human race in the universe and alsa in the
cosmological context.
Key W ards: Gad, Universe, Kalam, Theology ofNature, Cosmology


Tam metin:

PDF